21.02.2011

Alejandro Jodorowsky ile randevu


Güzel bir röportaj oldu doğrusu. Son bir haftadır filmlerinin peşindeydim ve hem El Topo'yu, hem de Santa Sangre'yi izledim. El Topo uzun süredir elimdeydi aslında ama bir türlü vakit ayırıp ilgilenememiştim, bu vesileyle aradan çıkarmış oldum. İki film arasında El Topo'yu daha çok sevdiğimi de itiraf edeyim. "Uçuk" lafını kullanmayı hiç sevmem ama bu sefer cuk oturuyor sanki. Bu iki filmin haricinde bir de Alejandro Jodorowsky ile yapılmış çok eğlenceli bir oturum izledim. Onunla yapacağım röportaj için bol bol malzeme sağladı bana bu son izlediğim oturum. Üstelik yaklaşık 10 yıl önce yapılan bir oturum olduğu için de neyle karşılacağıma dair bir fikir verdi. Bugünkü randevumuz ise Talimhane'deki oetllerden birindeydi. Daha otele girmeden, dışarıdan gördüm Jodorowsky'ki, oturmuş birileriyle konuşuyordu. O konuşurken biz hazırlığımızı yaptık ve beklemeye başladık. Bir yandan da Fransızca değil de, İngilizce konuşmaya razı edebilir miyim hesapları yapıyordum. Ama olmadı, Fransızcayı tercih ettiği için, tüm huzursuzluğuma rağmen, röportajı Fransızca yapmaya başladık. Neyse ki, "benim de Fransızcam kötü, merak etme" dedi de, içime su serpildi. Yaklaşık 20 dakikalık bir görüşme oldu. Bir gece önce izlediğim röportajdaki performansı yoktu belki ama ( daha yaşlı ve yorgun duruyordu ) yine de çok eğlenceli ve iyiydi. Nasıl hayattaki en büyük şanslarından birinin John Lennon olduğunu, Arrabal ve Topor'la tiyatro günlerini, Santa Sangre'nin çekim serüvenini anlattı. Uzun uzun yazmıyorum, Gece Gündüz'de izlersiniz artık. Yukarıdaki ve aşağıdaki soluk fotoğrafları çektim bir de. Fotoğraflar önce başarısız gibi geldi bana ama sonradan Jodorowsky'nin hayalet gibi çıkması hoşuma gitti doğrusu. Bir de en sevdiği 5 cinayet sahnesini sordum. Onları da NTVmsnbc'de N5'te izlersiniz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder